akdeniz bölgesi
YAZ GÜNEŞİNİN GÜZELLİĞİ

Akdeniz Bölgesi

DAHA FAZLA

Akdeniz Bölgesine Hoşgeldiniz

İsmini sınırındaki denizinden alan Akdeniz Bölgesi, Antalya ve Hatay gibi çok farklı kültürel zenginliklere sahip bir bölgedir. Bir ucunda turizmin Türkiye'deki başkenti olan Antalya, diğer köşesinde ise dünyaya mutfak kültürünü öğreten Adana ile ülkemize güzellikler saçan bir bölgedir. Bu bölgede gezme turu düzenlediğiniz takdirde gezilecek yerlerinin çok fazla olduğunu anlayacaksınız. Suyuna girdiğinizde çıkmak istemeyeceğiniz güzellikteki Akdeniz'i, yaz aylarının vazgeçilmez tatil durağıdır. Yemek yemeyi seven gurme adaylarına özel Hatay ve Adana gibi şehirlerinin mutfak kültürü ise ağzınızı şenlendirmek için bir ham yapılmayı bekliyor. Türkiye'deki yüz ölçümünün dörtte birlik kısmına yakınını Akdeniz bölgesi oluşturmaktadır. Daha çok tatil beldesi olarak görülen bölge, denize yakın olan yerlerde dahi zeytinyağlı yemekleri Ege bölgesi kadar çok kullanmamaktadır.

Yunan ırkının mitolojisinde sıkça Akdeniz geçmektedir. Yunanlılar için çok büyük bir önem arz eden Akdeniz'in ne denli bir tarihi olduğunu Antalya sınırları içerisinde gezerken mitolojik tapınakları ve antik kentleri gördüğünüzde tarihin kokusunu içinize çeke çeke anlıyorsunuz. Akdeniz Bölgesinde yaşayan insanlara "Akdeniz İnsanı" diye tabir edilmektedir. Halk arasında çok tabir edilmese'de Akdeniz'de yaşayan insanların aynı özelliklere sahip olduğuna'da aynı Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi inanılır. Örneğin Akdeniz İnsanı diye tabir edilenler kebap konusunda usta kişiler, çapkınlık ve zeka açısından'da mutlu ve pozitif olarak bilinmektedirler. Akdeniz Bölgesi insanlık tarihi boyunca hiçbir zaman boş kalmamıştır. Milattan önceki çağlardan bu yana gelen antik kentler ve mitolojik eserler dört bir yanını çevreleyen bölgede en çok Yunanlılar ve Persler yaşamıştır. Lakin her ne kadar Akdeniz'in belli bir kısmı Türkiye sınırlarında sayılsa'da bir ucu uzanan Yunanistan'da adına ağıtlar ve mitolojiler yaktığı için asla savunmayı bırakmazlar. Kelime anlamı dünya genelinde Akdeniz değil "Mediterranian" olarak geçtiği için dünya genelinde Orta Dünya Denizi olarak bilinmektedir. Bilinen en eski tarihi ile II. Attalos Akdeniz bölgesinin ilk hakimidir. Yarım asır boyunca bu toprakların hakimi olarak yaşasa'da ölümünden sonra halkı topraklardan çekilmiştir. Ardından boş kalan bölge milattan önce 33 yılında Roma imparatorluğu himayesine katılmıştır. Roma imparatorluğu zamanında altın çağlarını yaşayan topluluk milattan sonraki yıllara kadar Akdeniz'in hakimi olarak devam etmiştir. Bu devamlılık her asır süre gelen teknolojinin gelişmesi ve insanlığın her gün bir adım daha ileri gitmesi ile kurulan antik kentler yıkılmış yerine yenileri yapılmıştır. Sürekli bir yenilenme içerisinde olan bölgede bu sebepten dolayı kalan antik kentler çok fazla uzun zaman öncesinden değildir. 2019 yılından 42.000 yıl öncesine kadar insanlık tarihi uzandığı kanıtlanmıştır. Roma imparatorluğunun milattan öncesinden sonrasına kadar uzun yıllar boyunca sürdüğü hükümden sonra Bizans imparatorluğu Akdeniz Bölgesi'ne girmiştir. 1207 yılına kadar Bizans yönetimi altındayken bölge Selçuklu devleti tarafından kuşatılarak Türklere geçmiş ve bir daha'da Türklerden geri alınamamıştır. Bu uzun tarih serüveni etkilerini günümüzde'de insanlar üzerinde göstermektedir.

Geçmişten beri süre gelen Akdeniz Bölgesi insanının hala kültürel değişime uğradığını söyleyemeyiz. Akdeniz Bölgesindeki illerde yaz ayında ortalama sıcaklık 27 derecedir. En yüksek yıl boyu ortalama sıcaklığa sahip bölge Akdenizdir. Kış hariç her mevsim yaz mevsimine çok benzemektedir. Bölge aynı Karadeniz bölgesinde olduğu gibi Doğu Toroslar, Orta Toroslar ve Batı Toroslar şeklinde üçe ayrılmıştır. Doğu Toroslar kısmında Antalya, Orta Toroslar kısmı ise Muş dağlarından başlayıp Hakkari sınırlarında biter. Yoğun geçen iş stresinden sonra büyük şehirlerden yaz mevsiminde kısa süreli tatil yapmak için en iyi seçenekler arasındadır. Sıcağı seven bir iklime sahip olduğundan insanlar hafif giyinmeye alışkındır.

Nüfus ve Yüzölçümü

8.706.005 Nüfus Sayısı
89.493 km2 Yüz Ölçümü

Antalya bölgenin en turistik şehri ve Adana ise en büyüğüdür. Toplamda 4 milyon nüfusu ile bu iki şehir bölgenin toplam nüfusunun yarısını oluşturmaktadır.

Akdeniz Bölgesi Haritası

Akdeniz Bölgesinde 8 il bulunmaktadır. Adana Bölgesi kısmında Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş ve Antalya Bölgesinde ise Burdur, Isparta ve Mersin vardır.

türkiye haritası
Akdeniz Bölgesi Haritası

Akdeniz Bölgesinin Özellikleri

Ülkemizin coğrafik konumunda Güney yarım küresinin en altında bulunmaktadır. Akdeniz denizi boyunca sınırları baştan sona uzanır. Akdeniz ile sınır komşusu olduğu için illerde tarım alanları bol mahsul vermektedir. Bu mahsuller köy ahalisi tarafından yetiştirilip ülkemize kazandırılsa'da köy halkının gelecek kurma nedeni ile kentlere göç etmesinden dolayı yerini makineler almıştır. Çok kalabalık illerden oluşmayan bölgede huzur biraz daha yüksek orandadır. 8.000.000 rakamını aşan nüfusu ile toplamda 8 ilden oluşmaktadır. Bu iller Batıdan Doğu'ya doğru kültürel, fiziksel, yöresel ve geleneksel anlamda birbirlerinden gittikçe farklılaşmaktadır. Antalya'da yemeklerde acı tüketimi düşük seviyede iken Adana ülkemizin en çok acı tüketilen şehridir. Zaten sürekli bu iki şehrin kıyaslanmasının sebebi halk arasında Antalya ve Adana bölümü olarak Akdeniz'in bölümlenmesidir. Kuzeyinde İç Anadolu, Doğusunda Güneydoğu Anadolu, Batısında Ege Bölgesi ile komşudur. Akdeniz Bölgesinde gür olmayan ve orta boyutlardaki bitki örtüsüne sahip platolar bulunmaktadır. Akdeniz Bölgesi Türkiye'de turizmin, maden zenginliklerinin ve tarımın öncüsüdür. Her alanda ülke ekonomisine hatırı sayılır derecede fayda sağlamaktadır. Maden zenginlikleri arasında Krom ve Barit madeninde rezervlerin tümünü bu bölge karşılamaktadır. Tarım alanında ise meşhur Pamuk burada yetişir. Pamuk çiftçiliği ve turunçgil kaynakları Akdeniz'de bolca yetişmektedir. Ortalama sıcaklığı senenin neredeyse her döneminde 10 derecenin üstünde olduğu için Kar ve Yağmurun az rastlandığı bölgelerden biridir.

Hayat şartları Karadeniz bölgesindeki gibi çetin olan bir iklim ile bağdaşmaz, kolaydır. Denize mesafe uzaklaştıkça dağların daha uzun olmasından dolayı araziler gittikçe engebeli hale gelmektedir. Aynı zamanda düzensiz bir arkeolojiye sahip olmasından ötürü bazı yerlerde tüneller ile bazı bölgelerde ise düz yollar ile ulaşım sağlanabiliyor. Bölgede denize paralel bir şekilde uzanan platolar çok fazla ve peşi sıra gelmektedir. Bu durumdan dolayı Akdeniz Bölgesinde araçların düzgün bir şekilde seyretmesi için tüneller inşa edilmiştir. Sürekli olarak bir eğim içerisinde seyreden bölgenin Orta Toroslar bölümü daha düzensizdir. Platoların yanı sıra manzara açısından çok önemli olan akarsular'da doğa anada düzensiz yerleşmişlerdir. Bölgede baskın olarak yaz mevsimi görüldüğünden dolayı Seracılık'ta bir numara haline gelmiştir. Seracılığın verdiği etki pazarlara'da çokça rastlamaktadır. Bölgede açılan pazarlarda farklı mevsimlerde yetişen meyve ve sebzeleri rahatlıkla kanlı canlı bulabiliyorsunuz. Bölgedeki iklim koşulları sadece tarımı değil doğal bitki örtüsünü'de etkilemiştir. Yaz ayında Batı ve Orta Toros dağlarına uzak ve denize paralel platoların bitki örtüsü kurumaya her sene dahada yüz tutmaktadır. Turizmin incisi olan Muğla'nın bazı önemli ilçeleri'de Akdeniz bölgesine girmektedir.

Bölgenin içerdiği 8 ilin her biri kendisine has özelliklere sahip olduğu için yemek kültürü inanılmaz geniştir. Zeytinyağlı Piyaz yemeğinden Adana kebabına kadar Türkiye'nin en geniş mutfağına sahiptir. Her damak tadına uygun yemeği bulabileceğiniz yerde meşhur yemekler arasında ise Tantuni, Şırdan ve Mumbar başta gelmektedir. Hint okyanusundan faydalanan Akdeniz sınırlarını Afrika kıtasına kadar çizmektedir. Coğrafi konum olarak üç kıtanın kaynaklarından'da faydalandığı için ülkeler nezdinde politik bir öneme sahiptir. Akdeniz'de yaşayan ve düzenli olarak avlanıp sofralarımızda olan başlıca balık türleri; Çipura, Akya balığı, Lüfer Balığı ve Levrek Balığı'dır. Bu balık türlerinin yanı sıra okyanus olmaya yakın olduğu için Köpekbalığı gibi büyük türlerde görünmektedir. Süveyş Kanalı yapılmadan önce Akdeniz'de insanların beslenebileceği doğru düzgün bir balık türü yoktu. Fakat kanal açıldıktan sonra Kızıldeniz'in balık türleri bu denize akın ettiğinden beri Akdeniz'de yaşayan bir çok göçmen balık türü meydana gelmiştir. Bu sayede artık bölgenin yanı başında deniz olmasına rağmen balık olmaması sorunu çözülmüştür.

Akdeniz Bölgesinin Enleri

Yazın sıcağında kavrulan Akdenizlilerin ikliminde gökyüzünde bulut oranı Türkiye'deki en azdır. Güneşi kabak gibi tamamen görebilirsiniz, gökyüzünü bir yere uzanıp seyretmek istediğinizde sadece maviyi seyretmeniz büyük ihtimaldir. Yaz mevsimi Türkiye'de en erken tarihte Akdeniz Bölgesinde başlar ve diğer bölgelere göre daha geç biter. Yıllık ortalama sıcaklığa baktığımızda aslında en sıcak bölge Akdeniz Bölgesidir. Hatta Adana ilimiz sosyal medya'da güneşin kavurucu sıcağına dayanamayıp güneşe ateş eden bir insanı ile tanınmaktadır. Antalya sıcağında ise güneşe ateş etmek yerine güneş kreminizi sürüp bir şezlong kiralayıp keyfini çıkartabilirsiniz. Mevsimlerdeki iklim koşulları elverişli olmadığı için Türkiye'deki en gelişmiş seracılık bu bölgededir. Turunçgiller ve yer fıstığının ülkemize rezerv edilmesinde 1. sırada gelmektedir. Ekonomide çok büyük yarar sağlayan Boksit, Krom ve Kükürt madenleri milyonlarca ihracat ile 1. sıradadır. Ayrıca ülkemizde çok sevilen ve bolca tüketilen Muz meyvesi sadece Akdeniz Bölgesinde yetişmektedir. Başka hiçbir bölgede elverişli olmadığı için ithal edilen muzların belli bir kısmının yükünü bölge sayesinde hafifletmektedir. Köy nüfusu en az olan bölgedir. Bunun getirisi olarak üretilmeye müsait olan meyve ve sebzelerin tarım alanları olsa dahi doğal bir biçimde yetiştirecek çiftçi olmamasıdır. Ülkemizin ekonomisine katkıda bulunmak için Akdeniz bölgesinde merkezlerden köylere insan gönderme çalışmaları sürdürülmektedir. Aslında bakarsak ekonomiye Endüstri, Tarım ve Madencilik alanında Akdeniz bölgesinin çok büyük bir etkisi yoktur. Fakat bölgedeki turizm sayesinde illerin ve ilçelerin tamamı kendi getirisini karşılayabilmektedir.

seyhan akarsuyu
Seyhan Akarsuyu

Bölgenin en uzun akarsuyu Adana'nın Seyhan ilçesinden büyük bir bölümü geçen ve ondan adını alan Seyhan Akarsuyu'dur. 900 kilometre uzunluğu ile Akdeniz'den aldığı suyu Akdeniz'e tekrardan geri dökmektedir. Akarsunun geçtiği bölümde Seyhan Nehri'de bulunmaktadır. Nehrin çevresinde ihtişamlı bir manzara olduğu için manzaraya şahit olmadan buradan ayrılmanızı önermiyoruz.

Taşeli platosu
Taşeli Platosu

Akdeniz Bölgesinin platolar ile dolup taştığını hepimiz biliyoruz. Bu platolar arasında göz alıcı manzarası ile Teke Platosu daha çok ön plana çıkıyor. Gölün, çimenlerin, taşların iç içe bir bütünün parçasıymış gibi oluşturduğu Teke ve Taşeli platosu parkur yapmak için doğru seçimdir. Koca bir bölgeyi kilometrelerce uzunluğu ile Antalya'dan Mersin'e kadar uzanması ile kapsamaktadır. Yaklaşık olarak 20 kilometre uzunluğa sahiptir. Aynı zamanda plato taşlı olduğu için engebeli araziye sahiptir. Bazı yerlerde deniz seviyesine 2 kilometre uzunlukta olabiliyor. Antalya'da parkura başlarsanız Mersin'in Silifke ilçesinde yoğun geçen yürüyüş sonrasında parkuru tamamlayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken bir nokta varsa Taşeli ve Teke platolarında parkur yaparken buranın güvenli bölge olmadığını bilmenizdir. İnsan elinin çok az değdiği bu topraklarda hayvanlar alemi doğal yaşantısını sürdürmektedir. Tehlikeli Kurt ve Ayı sürüleri ile karşılaşmanız olası bir ihtimaldir. Neredeyse el değmemiş olan platoda kuzu ve koyun sürüleri ile rastlayabilirsiniz.

demirkazık dağı
Demirkazık Dağı

Bölgenin en yüksek dağı 3 kilometre 756 metre uzunluğundaki Demirkazık Dağı'dır. Halk arasında dağ olarak değilde tepe olarak'da nitelendirilmiştir. Dağ Akdeniz Bölgesinin en uzun dağı olmasına rağmen turistik bir yer olmadığı için fazla bilinmez. Bölgeye yakın köylerdeki sakinler yada dağ tırmanışçıları yaz mevsiminde tatil yapmaya geldiğinde Niğde'nin Aladağlar yerine gelirler. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı kaşifler bu dağa 50 yıl önce tırmanıp zirvesine çıkmışlardı.