İlginizi Çekebilir
Eyfel Kulesi Anlatıyoruz Tarihi, Nerede, Nasıl Gidilir ve Ücretler
  1. Ana Sayfa
  2. Avrupa Kıtası Yazıları
  3. Nehrin Kıyısındaki Şehir: Sevilla Gezilecek Yerler

Nehrin Kıyısındaki Şehir: Sevilla Gezilecek Yerler

Sevilla Gezilecek Yerler

İspanya’nın özerk bölgelerinden biri olan Endülüs’ün en kalabalık aynı zamanda da en gelişmiş şehri Sevilla olmaktadır. Adeta Guadalquivir Nehri’nin yanına uzanmış olan bu şehir nehirde limanı olan şehir olarak da biliniyor. Sevilla gezilecek yerler ile ilgili olarak Hispalis ismini Roma döneminde kullanmış olan şehre hala bu isimle hitap edenleri görürseniz aklınızda Roma döneminden esintileri geçirebilirsiniz. Sevilla’nın zengin mimari yapısı ve tarihinin bu kadar güzel olması Morolardan gelmektedir.

Sevilla Görülecek Yerler

Sevilla aynı zamanda bir Akdeniz şehridir. Modernliğin yanında Orta Çağ ve Rönesans’ın izlerini adeta çok yakından hissederken Flamen Dansı ile ritme ayak uyduracak ve Sevilla gezilecek yerler listenize muhteşem lezzetlerle tanıklık edecek mutfağından da ayrılmak istemeyeceksiniz.

Sevilla Katedrali ve Giralda Çan Kulesi

Sevilla Katedrali ve Giralda Çan Kulesi
Sevilla Katedrali ve Giralda Çan Kulesi

İçerisinde Kristof Kolomb’un mezarının yer aldığı Sevilla Katedrali ve Giralda Çan Kulesi dini bir yapı olarak faaliyet göstermektedir. Daha önce bu konumda yer alan cami kiliseye çevrilmiş fakat meydana gelen bir deprem sonucu kullanılmayacak duruma gelen yapı son olarak Sevilla Katedrali olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yapıda günümüze kadar ulaşmayı başaran tek bölge ise tüm görkemi ile bizleri karşılayan Giralda kısmıdır. Ayrıca üst katından kentin seyir keyfine varmanız da mümkündür.

Alcazar Sarayı

Alcazar Sarayı
Alcazar Sarayı

Sarayın işlemelerini Müslaman işçilerin yapmış olmasından dolayı Arapça yazılara rastlamak mümkün olmaktadır. Hristiyan kral ise bu işlemelere oldukça hayran kalmıştır. Sarayı ziyaretiniz sırasında günümüzde de halen kullanıldığını ikinci katına çıktığınızda görmeniz mümkündür. Burası kraliyet ailesi tarafından çok nadir olarak da olsa kullanılmaya devam edilmektedir. Seyahatiniz esnasında şans sizden yana olursa Alcazar Sarayı’nın bahçesinde tavus kuşları kanatlarını açmış sizleri bekliyor olabilir.

Torre Del Oro

Torre Del Oro
Torre Del Oro

Kentin simgesi olan bu yapı bizim dilimizde “Altın Kule” olarak bilinmektedir. İnşasında yatan temel neden Guadalquivir Nehrin de yer hüküm süren trafiği kontrol altına alabilmek ve Sevilla Limanı‘nı savunma adına inşa edilmiştir. Bunun yanı sıra zamanla başka amaçlara da hizmet etmiş olduğu aşikardır. Günümüzde Denizcilik Müzesi faaliyetleri bu kule’nin içerisinde sürdürmeye devam etmektedir. Ayrıca Nehirde düzenlenen tekne turlarına katılmanız nezlinde kule’yi farklı açılardan görme şansı da elde etmiş olacaksınız.

Plaze de San Francisco

Plaze de San Francisco
Plaze de San Francisco

Özellikle de sizleri büyüleyecek bir dağ manzarasının yanında Victoria‘yı andıran mimarisi ile de dikkatleri çekmektedir. Plaze de San Francisco aynı zamanda teknoloji devi birçok şirketin genel merkezinin yer aldığı bir bölge olmaktadır. Oldukça canlı ve hareketli olan bu şehirde sizlerde enerjisine kapılıp vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Kuruluşa başladığı yıllarda ilk sahip olduğu bina “Assisili Francesco Milyonerlik Binası” dır. “Altına Hücüm” döneminde oldukça zenginleşen şehir bir deprem sonucunda büyük hasarlar almış olsa da kısa bir süre sonra yeniden kurulmuştur.

Las Duenas

Las Duenas
Las Duenas

İnşa olarak Rönesans dönemini andıran Las Duenas üzerinde tam anlamıyla saraylara layık bir mimari barındırmaktadır. Aynı zamandan bahçeleri ile de sizlere huzur vermeye adeta neden aramaktadır. Limon ağaçları, kuşlar ve binlerce yeşilliğin olduğu bu saray sizleri kendisine hayran bırakmaya yetecektir. Odalarında yer alan siz ziyaretçilerine bilgi verici ses rehberinden saray hakkında daha ayrıntılı bilgi almayı da unutmayınız. Portakal, greyfurt ve limon ağaçlarının yanı sıra adeta bir turunçgil bahçesi sarayda sizleri beklemektedir.

Plaza De Espana

Plaza De Espana
Plaza De Espana

Amerika Ticaret Fuarı için kullanıma açılmış olan Plaza De Espana hem Arap hem de İspanyol mimarisinin tüm güzelliklerini bünyesinde barındırmaktadır. Bu güzel parkın tasarımı ise Anibal Gonzalez’e ait olmaktadır. Park içerisinde bulunan bazı yapılar günümüzde hala bir takım resmi kurumlar tarafından kullanılmaktadır. Sizlerde günümüze kadar kullanıma hak görülmüş bu yapıları daha yakından keşfetmelisiniz.

Sevilla Boğa Güreşi Alanı

Sevilla Boğa Güreşi Alanı
Sevilla Boğa Güreşi Alanı

Baratillo Tepesine inşa edilmiş olan bu alan halk dilinde “Plaza de Toros de Real Maestranza” olarak bilinmektedir. Dan Avidan tarafından tasarlanmış olan bu alana ilgi duyan herkesin ziyaret etmesi önerilirken ilgi duymasanız dahi tarihi ve karakteristik yapısı adına mutlaka görmenizi tavsiye ederim. İki katlı olan bu yapıyı birde etkinlik zamanlarında kendisine katmış olduğu atmosferle görmeniz mümkün olduğunda ne demek istediğimizi daha iyi anlamış olacaksınız. Mart ya da Nisan ayları arasında açılan sezonun Eylül aylarında sonlanmış olduğunu siz ziyaretçilerine hatırlatmış olalım.

Centro Ceramia Triana

Centro Ceramia Triana
Centro Ceramia Triana

Mükemmel seramiklerin yer aldığı Centro Ceramia Triana ‘da aradığınız seramiğin fazlasını bulabileceğinizden şüpheniz olmasın. Triana Pazarına da oldukça yakın olmakla birlikte yürüyerek ulaşmanız mümkündür. Sevilla’dan ayrılmadan önce hediye nereden alabilirim diye düşünüyorsanız adeta seramik müzesi özelliği taşıyan bu yeri listenizden ayırmayınız.

Maria Luisa Park

Maria Luisa Park
Maria Luisa Park

Kentin en büyük yeşil alanı konumunda yer alan Maria Luisa Park Guadalquivir Nehri‘nin tam kıyısında adeta süzülmektedir. Hem botanik bahçesi görevi üstlenen park aynı zamanda Avrupa da yer alan şehir parklarının en güzeli olduğu da söylenmektedir. Sıcak yaz günlerinde seyahat eden ziyaretçilere adeta serinleme imkanı da sunmaktadır. Parkta yürüyüşünüz esnasında sizlere bir müze gezisi esintisi de hissettirecek çeşme, gölet ve çok sayıda anıt ile de karşılaşmanız mümkündür. Yürümekten yana sıkıntısı olanlar ise isterlerse parkı at arabaları ile ya da bisiklet ile turlama şansına da sahiptirler.

Metropol Parasol

Metropol Parasol
Metropol Parasol

Metropol Parasol yapısının inşası Alman mimar Jürgen Mayer‘e ait olmaktadır. Konum olarak ise La Encarnacion Meydanı‘nda yer almaktadır. Yapımı 6 sene süren inşanın tamamlanması 2011 yılını bulmuştur. Bu kadar uzun süren bir inşanın nedeni ise temel kazma çalışmaları esnasında Roma İmparatorluğuna ait kalıntılara rastlanmış olunmasından ileri gelmektedir. Dünya’nın en büyük tahtadan yapıtı sayılmış olmasını ise 26 metrelik bir yüksekliğe sahip olmasına borçludur. Mantara benzetilmesinden dolayı halk arasında “Mantarlar” adı ile anılmaktadır. Oysa ki “Parasol” sözcüğü şemsiye güneşlik anlamını taşımaktadır.

Iglesia de San Vicente

Iglesia de San Vicente
Iglesia de San Vicente

Şehrin en eski kiliselerinden biri olmasının yanı sıra bir hayli de ilgi çekici konumda yer almaktadır. Iglesia de San Vicente çevresinde bulunan kafelerde soluklanmadan önce mutlaka burayı ziyaret etmeyi ihmal etmeyiniz. Sade bir yapıya sahip olan kilise’nin oldukça parlak ve güzel dekore edilmiş olduğu da gözlerden kaçmamıştır. Yüksek duvarları ile adeta sizleri alıp götüren bu kilise uğramanız açısından da kolay bir yerde konumlanmıştır.

Flamenko Müzesi

Flamenko Müzesi
Flamenko Müzesi

Flamenko’nun geçmişini merak ediyorsanız öyleyse bu müze tam size göre. Burada şarkı söylemek müzik ve dans ile buluşunca oldukça ayrı bir hava kazanıyor. Ayrıca müzede Flamenko temalı birçok sergiyi de gezme şansına sahip olmaktasınız. Dans derslerinin de verilmiş olduğu müzede Flamenko gösterileri sergilenmektedir. Dersler Flamenko’nun en önemli sanatçıları tarafından verilmektedir. Müzeyi mutlaka yerinde ziyaret etmenizi önerirken her gün 10:00 ile 19:00 saatleri arasında hizmete açık olduğunu ve Manuel Rojas Marcos caddesi üzerinde konumlanmış olduğunu hatırlatalım.

Isla Magica

Isla Magica
Isla Magica

Bu eğlence parkı Dünya Ticaret Fuarı‘nın gerçekleştirilmiş olduğu alan üzerine kurulmuştur. Geniş göleti ve içerisinde yer alan oldukça eğlenceli tematik oyuncakları ile çocuklarla sınırlı kalmayıp her kesim ve yaş grubu tarafından ziyaret edilmektedir. “Limitsiz Eğlence” denilince akıllara Isla Magica’nın geldiği aşikardır. Parkta yer alan en ilgi çekici oyuncaklardan siz ziyaretçilerine bahsedecek olursak Jaguar adında yer alan hız treni, küçük tekne Anaconda ve perili ev olan Dimension ile minare şeklinde bir tasarıma sahip El Desafilo en ilgi çekici yapıları temsil etmektedir.

Torre de la Plata

Torre de la Plata
Torre de la Plata

Almohad Hilafet tarafından inşa edilen Kule “Gümüş Kule” olarak da bilinmektedir. Uzun süre ihmal edilmiş olmasına rağmen kule 1992 yıllarında restore edilmiştir. Oldukça eski olmasının yanı sıra üzerinde barındırmış olduğu onca tarihi de sizlere hatırlatmak istercesine ayakta durmaktadır.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Siz seyahate çıkmadan önce size seyahatiniz boyunca adeta bir bilet niteliğinde eşlik edecek olan rehberlik hizmeti sunmaya hazır.

Yorum Yap