İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Avrupa
  3. Viyana Gezilecek Yerler

Viyana Gezilecek Yerler

Viyana Gezilecek Yerler

Avusturya’nın başkenti olan Viyana, Avrupa’nın en çok turist çeken şehirlerinden biridir. Batı ile Doğu Avrupa arasında yer aldığı için yüzyıllardır ülkeler arasında önemli bir role sahip olmuştur. Oldukça eski bir tarihe sahip olan Viyana, birçok imparatorluğa ev sahipliği ve başkentlik yapmıştır. Bu kadar çok imparatorluk bulunduğu için şehirde hepsinden bir eser bulunmaktadır. Tarihi yapılarında farklı kültürlere ait izler yer almaktadır. Gözümüzde canlanan tarihi ve harika atmosferi ile bu şehirde gezilecek çok fazla yer bulunmaktadır.

Viyana Gezilecek Yerler Listesi

Viyana, gezilip görülmesi gereken şehirlerin başında geliyor. Turistlerin buraya fazla ilgi göstermenin asıl sebebi ise Orta Avrupa’nın en zengin şehri konumunda olması. Ziyaretçiler arasında popüler olmayı başaran Viyana’ga gezilip görülmesi yerler arasında bir çok ünlü yer var. Şimdi bu yerleri tek tek listeleyelim.

Hofburg Sarayı

Hofburg Sarayı

13. yüzyılda bir Orta Çağ Kalesi olarak inşa edilmiştir. Marie Antoinette bu sarayda doğmuştur ve Habsburg Hanedanı tarafından kışlık konut olarak kullanılmıştır. Hofburg Sarayı zaman içerisinde hükümdarların istekleriyle genişletilmiştir. Eklenen bölümlere her mimar kendinden bir şeyler katmıştır ve bu şekilde Sarayın iç kısmında birbirinden bağımsız mimari izler göze çarpmaktadır. Sarayın dış görünümü cezbedicidir. İçerisinde ise üç bölümü müze olarak ayrılmış ve ziyaretçilere açılmıştır. Günümüzde Hofsburg Sarayı Cumhurbaşkanına resmi konut ve çalışma ofisi olarak tahsis edilmiştir.

Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri

Schönbrunn Sarayı

Bu sarayın özelliklerinden bahsetmeden önce sarayın girişinde yapılan incelikten bahsetmek isteriz. Schönbrunn sarayını gezerken aynı zamanda saray hakkında bilgi sahibi olmanız için girişte kulaklıklar var. Bu kulaklıklar ziyaretçiler için tasarlanmış ve sarayın özelliklerinden bahsediyor.  Sarayı gezmeniz için iki farklı tur seçeneği sunuluyor. 22 ve ya 44 odayı kapsayan turlardan birini bütçenize göre seçebilirsiniz.  Sarayın bahçeleri ise buraya gelen turistler tarafından yüksek rağğbet görüyor. 1770 yılında halkın ziyaretine açılan bahçeler 1569 yılında yapılan yeşillendirme çalışmasıyla daha da dikkat çekici hale getirilmiş. Bahçeleri gezerken hayvanat bahçesine, Neptün Çeşmesi’ne ve labirente zaman ayırmayı unutmayın.

Belvedere Sarayı

Belvedere Sarayı

Ünlü Mimar Johann Lucas Von Hildebrant’ın tasarlamış olduğu sarayda baroz tarzına rastlanıyor. Saray, yazlık konut amacı ile Prens Eugene için inşa edilmiş. Çevresindeki bahçeler Sarayın güzelliğini tamamlar nitelikte. Aşağı ve yukarı Belvedere olarak iki binadan oluşur.. Bu iki ayrı bina farkı zamanlarda inşa edilmiş. Aşağı Belvedere 1712 – 1716 yılları arasında, 1717’den 1723’e kadar ki süre içinde ise Yukarı Belvedere inşa edilmiş. Yukarı Belvedere bölümünde kalıcı olarak sergilenen Orta Çağ’dan günümüze kadar saklanmış olan çeşitli sanatçıların tabloları var. Aşağı Belvedere’de ise geçici sergiler yapılıyor. Saray alanının içinde bulunan ahır ve kış bahçeleri de ziyarete açık, buraya uğradıysanız eğer tüm yapıyı gezerek keyfini çıkarın.

Doğa Tarihi Müzesi

Doğa Tarihi Müzesi

İsminden de anlaşılacağı üzere müze tarih severler için gezilecek harika bir seçenek denilebilir. Yapımında büyük emek sarf edilen Doğa Tarihi Müzesi tüm uygarlık tarihii kronolojiik bir şekilde kapsıyor.  Müzenin temelleri, İmparator I. Franz Stephan’ın Jean de Baillou’ya ait koleksiyonu satın almasıyla atılmış. Burada bulunan kültürel tesisin faaliyet gösterdiği bina ise İmparator I. Franz Joseph döneminde inşa edilmiş. Doğa Tarihi Müzesinde bir diğer dikkat çekici bölüm ise Dinazor Salonu, bu salonda tarih öncesi dev canlılara ait iskeletler sergileniyor. Meteor Odası olarak bilinen bölümde ise 3 boyutlu şekilde uzaydan gelen bir kütlenin yeryüzüne düşmesi sonucu ortaya çıkan güç anlatılmak istenmiş. Ailece bir gezi planladıysanız müzeye muhakkak çocuklarınızla beraber gelmelisiniz. İlgi çekici ele alınan tarih konuları çocuklar için de eğiti ve akılda kalıcı olacaktır.

İspanyol Binicilik Okulu

İspanyol Binicilik Okulu

İspanyol Binicilik Okulu’nda Lipizzan cinsi atlarla muhteşem gösteriler yapılıyor. Okul, 1729 – 1735 yılları arasında inşa edilmiş. Şu detaya  da yer vermekte fayda var, binicilik okulu Hofburg Sarayı’nın içerisinde yer alıyor. Dünyada ki en eski ve tek kraliyet binicilik okulu olma özelliği taşıyor. Eğitimler için kullanılan atların anavatanlarının İber Yarımadası olduğu için okula ‘’İspanyol’’ adı verilmiştir. Sabah saatlerinde halka açık olarak eğitim faaliyetleri sürdürülürken, yaz aylarında buraya binicilik adına ciddi eğitim almak için gelen bireyler oluyor.  Geziniz esnasında fırsat bulursanız profesyonel binicilerin akşam vakti sergiledikleri gösterileri kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

Tiergarten Schönbrunn Hayvanat Bahçesi

Schönbrunn Hayvanat Bahçesi

1752 yılında İmparator I. Franz’ın isteği üzerine inşa edilen hayvanat bahçesini her yıl 2 milyondan fazla kişi ziyaret ediyor.  Hayvanat bahçesi alanında Dünya’nın en eskisi olarak bilinen bu tesis, 1906 yılında insan gözetiminde ilk kez bir Afrika filinin doğumuna sahne olmuştur. Buna benzer bir olay 2007 yılında tekrar yaşanmıştır, aynı şekilde bir panda yavrusu doğal yollarla dünyaya gelmiştir. Bu hayvanat bahçesinde Dünya üzerinde görmek isteyeceğiniz neredeyse tüm hayvan türlerine rastlayabiliyorsunuz. Her  türe özel bir yaşam alanının bulunması ise hayvanların doğal ortamına uygun şartlarda barındığıı da gösteriyor. Hayvanat bahçesini detaylı olarak gezmek isterseniz özel turlara katılabilirsiniz. 700’den fazla türe ev sahipliği yapan hayvanat bahçesi Viyana gezinizde en çok keyif aldığınız yerlerden biri olacak.

Prater & Dönme Dolap

Prater Dönme Dolap

Viyena’da bulunan 250 farklı oyuncak ile eğlenceyi doruklarda yaşatacak Prater, 1766 yılında İmparator II. Josef tarafından halka açılmış ve lunaparkın temellerinin inşası o zamanlarda başlatılmış. Lunaparkın simgesi olan Dönme Dolap ise İmparator I. Franz Joseph’in tahta çıkışının 50. Yılını kutlamak için kurulmuş. Bölge halkının diliyle ‘’ Riesenrad’’ adıyla anılan 30 vagonlı eğlence aracı ise, İngiliz Mimar Walter Basset tarafından yapılmış. Yapılan bu oyuncak II. Dünya Savaşı esnasında yanında yerine 1947 yılında 15 vagonlu yapılan versiyonu hizmete alınmıştır.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

katsuro_avatar

Gezip gördüğü yerleri bahsetmeyi seven ve boş zamanlarında çizim yapan biri.

Yorum Yap